Kızkardeşim Ceyda Ertüzün'ün

Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderdiği 21 Mart 2007 tarihli dilekçe

21.03.2007


AİLEDEN SORUMLU DEVLET BAKANI
SAYIN NİMET ÇUBUKÇU’NUN DİKKATİNE,

Ben DYP eskimilletvekili merhum Prof. Dr. Tevfik Ertüzün’ün eşiyim. Semin Babuna ve Cevat Babuna’nın kızıyım. 45 yaşındayım. 19 ve 22 yaşlarında iki çocuk sahibiyim. Son aylarda anne ve babamın bazı basın ve yayın organlarında şahsıma ve çocuklarıma yönelik gerçek dışı ithamlarda bulunuyor alması beni çok rencide etmektedir. Ben daha önce de makamınızı bu konularda bilgilendirmiştim. Annem ve babam, bana “evine dön, bizimle birlikte otur” demektedirler. Benim onlarla birlikte yaşamamamın sebebi aşağıda belirttiğim hususlardır. Annem ve babam böyle kişiliğe sahip insanlardır.
Bilginize arz ederim.

  1. Babam çocuklarımı döver, evin garajına kapatırdı. Saatlerce çıkarmazdı.
  2. Bahçede beslediğimiz bir kangal köpeğimiz vardı. Birgün köpek küçük oğluma saldırdı. Babam sadece gülerek seyretmekle yetindi. Erdem çok korkmuştu. Uzun süre etkisinden kurtulamadı.
  3. Çocuklarına, torunlarına ve evdeki yaşlılara hiç saygı göstermezdi. TV karşısınnda ayağını uzatarak oturur önündeki koltukta oturup TV seyreden oğlum Emre’nin başını ayağıyla iterek emirler verirdi. Çocuklar bu yüzden dedelerini hiç sevmezler.
  4. Evimizde çalışan yardımcı kadınlar sürekli değişirdi. Yenileri gelirdi. Erkek kardeşim birgün babamı genç bayan yardımcımıza sarkıntılık ederken yakalamış.
  5. Yazlık evimizin buzdolabında yaklaşık bir sene durmuş yumurtaları, 5-10 sene tarihi geçmiş antibiyotikleri bize içirir bayat yemekleri hem kendi yer hem de bize yedirirdi.
  6. Ortaokul ve lise yıllarında sadece orta 1. sınıftayken palto almıştı. Boyum hızla uzadığı için lise yıllarını paltosuz geçirdim. Kolejdeki arkadaşlarım “sen niçin palto giymiyorsun?” diye sorarlardı, çok utanırdım.
  7. Babam da annem de genel olarak çok pis insanlardır. Babam banyoyu kullandıktan sonra orayı temizlemeden içeriye giremezdik. Sık sık burnuyla oynar ellerini yıkamazdı. Kanser tedavisi gören kardeşimiz Oktar’ın bağışıklığı düşük olduğu için çok fazla önlem almak zorunda kalırdık.
  8. Eşim Tevfik Ertüzün’den miras kalan çocuklarımın yetim hakkı olan parayı düşünmeden harcamaktan vicdanı hiç rahatsız olmazdı. Kardeşim Oktar’ın ABD’deki tedavisi sırasında bana “hastane masraflarını sen öde sonra ben sana veririm” der bir daha geri ödemezdi.
  9. Biz hasta olduğumuzda annem de babam da gece ateşimiz 40 dereceye çıksa da yanımıza gelip ateşimizi ölçmezlerdi. Anneannem bize bakardı.
  10. Evde çalışan yardımcı kadınlara ve bahçıvanın ailesine de çok kaba davranır sürekli hakaret ederdi, sürekli sofradan kovardı. Bahçıvanın ailesine de çok kaba davranır sürekli hakaret ederdi, sürekli sofradan kovardı. Bahçıvanın evinin zemininden yıllarca kanalizasyon çıkmıştı. Eşyaları kirlenirdi. Ve o sağlıksız ortamda çocuklarını büyütmeye çalışırlardı. Babam cimri olduğu için izolasyon yaptırmadı. Annemle babam bu ailenin yıllarca o şartlarda yaşamalarına göz yumdular.
  11. Nişantaşı’ndaki kışlık dairemizin banyosundan alt kattaki komşunun başına yıllarca su aktı. Masraf olur diye tamir ettirmedi. Komşu çaresiz bir şekilde bize gelir yalvarırdı. “Şemsiyeyle banyoya giriyorum” derdi.
  12. Babam kendisine yeni araba satın almıştı. Ben ve erkek kardeşim ehliyet aldıktan sonra babam 1959 model eski Wolksvagen arabasını frenleri tutmadığı halde hem bizim hem de bahçıvanın kullanmasına izin veriyordu. Hayatımız tehlikedeydi. Kaza yapma ihtimali çok yüksekti.
  13. Küçük oğlum Erdem’in kalbinde iki delik olduğu ve 4 adet kalp damarının kalbe yanlış bağlandığı teşhis edildi. Büyük ve riskli açık kalp ameliyatı geçirdi. Ardından kalp pili takıldı. Babam doktor olmasına rağmen Erdem’e “tenis oyna iyi gelir” derdi. Masraf olur diye ameliyat olmasına karşı çıkmıştı. Ameliyat için acil nakit paraya ihtiyaç oldu. Babam para vermedi. Doktorlar Erdem’in ameliyat olmaması durumunda bir gün aniden kalp yetmezliğinden ölebileceğini söylediler.
  14. Babam beni odunla döverdi. Sık sık başıma vururdu. Sıcak havada saatlerce yemek yemeden, su içmeden arabada yolculuk yaptırırdı.
  15. Evimize gelen misafirlerin yanında alay eder, küçük düşürürdü.

 

Özet olarak babam Cevat Babuna egoist, bencil, çıkarcı, gaddar bir insandır. Hiçkimseye saygı duymaz, paraya çok önem verir. Etrafında babamı seven hiçkimse yoktur.

Annem Semin Babuna düşük ahlaka sahip bir insandır. Profesör Sabahattin Zaim’in yuvasını yıkmaya çalıştığı için eşi Ulya Hanım yıllarca annemle konuşmamıştır.

Kardeşlerim ve iki oğlum anneme, bahçıvanımızın zeka özürlü oğluna cinsel tacizde bulunurken yakalamışlardır. Annemin gayriahlaki davranışları son zamanlarda daha da yoğunlanmıştır. Benim bu şartlar altında annemle birlikte yaşamam mümkün değildir. Kemik iliği kanserine yakalanan kardeşim Oktar Babuna’nın bakımı ile ben ve kardeşlerim ilgilendik. Annem ile babam Oktar’a hiç bakmadılar. Oktar Amerika’da tedavi olurken annem bir kez bile ziyarete gelmedi.

Bir anne ve baba hasta evlatlarına karşı bu kadar ilgisiz olabilir mi?

Benim annem Semin Babuna ve Cevat Babuna’nın iddia ettikleri gibi başkalarının telkinleri sonucu onlarla görüşmediğim iddiası kesinlikle doğru değildir.

Bilgilerinize arz ederim.

                                                                                                                                    Saygılarımla,